Atıf süreci

Atıf süreci

İnsanlar gözledikleri her olayın (eğer kendilerince geçerli bir nedeni yoksa veya davranışın nedenini bilmiyorlarsa) nedenini ararlar ve bu arama süreci kendilerince geçerli bir neden buluncaya kadar devam eder. İşte, bir davranışın nedenini arama sürecine “atıf süreci” denir. Atıf, genellikle kişisel ve çevresel etkenlere yapılır (Erkuş, 1994).

Atıf kuramının kurucusu Heider’a göre, insanlar içinde yaşadıkları dünyayı anlaşılabilir ve yordanabilir bir şekilde yapılandırmak için güdülüdürler. Bunun için de diğer insanların davranışlarını neden-sonuç ilişkisi içinde görürler. Heider’in “naif psikoloji”sine göre, insanlar diğer insanlara ilişkin zengin sezgisel bilgiye sahiptir. Bu sezgisel bilgiler kişiler arası ilişkileri yönlendirirler. Heider’in önemli bir katkısı, içsel-dışsal atıflar arasında ayrım yapmasıdır.

Kelley’e göre, insanlar nedensel atıf için iki ilkeden yararlanırlar: “birlikte değişme” ve “azaltma”. Bir neden varken bir davranış yapılıyor, o neden ortadan kalktığında davranış yapılmıyorsa bu olaya birlikte değişim denir. Azaltma ise, tek bir gözlemin olduğu durumlarda, olabilecek nedenlerin mantık süzgecinden geçirilerek tek nedene bağlanması (atfedilmesi)dır.

Weiner’in modeline göreyse, insanlar başarı ya da başarısızlığı dört nedensel etkene bağlı olarak açıklarlar: yetenek, çaba, şans ve işin güçlüğü/kolaylığı. Bu dört etken iki ayrı boyut üzerinde sınıflandırılır. Bunlar kişisel/çevresel ve değişebilir/değişmez şeklindedir (Erkuş, 1994).

Atıflarda düştüğümüz yanılgılar

  • Temel Atfetme Yanılgısı
  • Aktör-Gözlemci Yanılgısı
  • Benlikle İlgili Yanılgılar
    • Ben-merkezli Düşünce
    • Kendini Kayırma Eğilimi

Atıf stilleri

Atıf stili, “bireylerin alışılagelmiş bir davranış ile başlarına gelen olayları anlatmalarıyla yankı bulan bir kavramsal kişilik değişkeni” (Akbay ve Gizir, 2010) olarak tanımlanmaktadır.

İçsel atıf stili, dışsal atıf stili, atıflardaki odak boyutu olarak ele alınmaktadır. İyimser bir atıf stili; dışsal, sabit olmayan ve spesifik atıf stili şeklindeyken; kötümser bir atıf stili ise içsel, sabit ve global atıf stili şeklindedir.

Depresyonda içsel, kendine odaklı, sabit, global ve kontrol edilemez atıflar yapılmaktadır. Depresyon bu atıf stillerine neden olabileceği gibi, kişideki atıf stilleri, olumsuz açıklama stili de depresyona neden olabilmektedir.

Kendi odaklı olumsuz atıfların (depresyon ve yalnızlıkta semptomları içselleştirme gibi) diğeri odaklı olumsuz atıflara değişmesi (ilişkilerdeki doyumsuzluklarda görüldüğü gibi), davranışsal tepkide de bir değişiklikle gitmektedir. Kendine odaklı ve kendini suçlayan olumsuz atıflar geri çekilme ve kaçınma tepkileriyle ilişkiliyken, “diğeri” odaklı olumsuz atıflar sıklıkla agresyonla da sonuçlanmaktadır (Kowalski, Leary, 1998).

Atıfların önemine bakıldığında, birçok sorunla ilgili tedavide atıflara odaklanmak faydalı olabilir.

KAYNAKÇA:
– Akbay, S., & Gizir, C. (2010). Cinsiyete göre üniversite öğrencilerinde akademik erteleme davranışı: akademik güdülenme, akademik özyeterlik ve akademik yükleme stillerinin rolü. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 6(1), 60-78.
– Erkuş, A. (1994). Psikolojik terimler sözlüğü. Ankara: Doruk Yayınları, 56-58.
– Kowalski, R. M., & Leary, M. R. (Eds.). (2004). The interface of social and clinical psychology: key readings. Psychology Press.

Randevu Al Hemen Ara
WhatsApp'tan bize yazın