Çocuklarda Tik Bozukluğu

Çocuklarda Tik Bozukluğu

İstemli çalışan beden kaslarındaki istem dışı ortaya çıkan aralıklı kasılmalar, tik olarak adlandırılır. Göz kırpma, ağız kenarı, kaş, burun, baş, boyun ya da omuz oynatma gibi hareketler tiklere örnektir. Boğaz temizleme ya da öksürük şeklinde de tikler görülebilir. Erken yaşlardan itibaren de görülebilen tikler, çoğunlukla 6 yaş civarında ortaya çıkar, 12 yaş civarı yoğunluğu artar. Tiklerin bir kısmı birden ortaya çıkıp kısa sürede kaybolurlar. Çoğu geçici olup, ergenlik dönemine kadar ortadan kalkarlar. Bazılarıysa yetişkinlikte de görülebilir. Erkek çocuklarda daha sık görüldüğü gözlemlenen tikler, bir kaygı ve gerginlik durumunun dışavurumu olarak yorumlanmaktadır. Çocuğun duygusal dünyasıyla tiklerin ortaya çıkışı arasında bir ilişki vardır. Genellikle kaygılı çocuklarda, korku ve heyecan yaratan bir durumdan sonra ortaya çıkış gözlenir. Örneğin, korkutucu bir olay, fiziksel bir ceza, travmatik bir kaza, bir ameliyat gibi etkenler, tetikleyici olabilir. Tikler, çocuklar için bir savunma şekli olarak yorumlanabilir. Örneğin, göz kırpma, tehlike karşısında bir refleks hareketi olup, çocuk gelecek tehlikelerden bu şekilde korunma ihtiyacı içine girmiş denebilir. Diğer bir örnek de, başını oynatan çocuğun, görmek istemediği olaylar karşısında yaptığı bir tepkisi olarak yorumlanabilir. Tikleri olan çocukların ailelerine bakıldığında, büyük oranda, kaygılı veya katı tutumların olduğu gözlenmiş, mükemmeliyetçi bir bakış açısına sahip ebeveynler olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda bu çocukların, genellikle, yeteneklerinin üzerinde zorlanan, sıklıkla kardeş ve arkadaşlarıyla kıyaslanan, yeterli sevgi ve ilgi görmeyen çocuklar oldukları dikkati çekmiştir. Bu sebeple aile ortamında, güven, huzur, sevgi ve saygının temel olması önemlidir.

Tikler içsel sıkıntı, gerginlik ve çatışmaların açık belirtileri olup, stresle, yorgunlukla ve dikkatin üzerine toplandığı zamanlarda artmaktadır. Alışkanlık haline gelmiş hareketlerden farklıdır çünkü tikler bilinçsizce yapılan, otomatik, durdurulamayan hareketlerdir. Çocuğa tikleri konusunda sürekli baskı yapmak, hareket ettirmemesi yönünde sık sık uyarmak, tikleri azaltmak yerine artırır. Bu sebeple, çocuğu zorlamak yerine, tiklere neden olan sebeplerin üzerinde çalışılması daha uygun olacaktır. Çocuklarda görülen tikler için oyun terapisi, psikodrama ve davranış terapisi uygulanan yöntemlerdendir.

Uzm. Klinik Psikolog Gökçehan Akoğuz

KAYNAKÇA

Bıyıklı, L. (1989). Çocukta Tik. Eğitim ve Bilim, 13 (72).

Yavuzer, H. (1982). Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.

Yörükoğlu, A. (1998) Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları