Doğum Sonrası Depresyonu (Postpartum) ile Yüzleşmek

Doğum Sonrası Depresyonu (Postpartum) ile Yüzleşmek

Dünyada birçok kadın doğum sonrasında postpartum depresyon yaşamaktadır ve postpartum depresyon henüz deneyimlememiş kişilerce pek de anlaşılamamaktadır. Yapılan araştırmalara göre, yeni doğum yapmış annelerin %60’ı postpartum depresyonu deneyimlemekte, postpartum depresyon deneyimleyen annelerin %50’si belirtileri hamilelik sürecinden itibaren yaşamakta ve oldukça zorlanmaktadır.

Postpartum depresyon, 2.-8. haftalar arasında başlar ancak 6 ay ile 1 yıla kadar görülme durumları da söz konusu olabilmektedir. Bazen tedavi gerektirmeden, 3 ay ile 1 yıl arasında kendiliğinden düzelebilir. Postpartum depresyon belirtileri; yoğun endişe, huzursuzluk, kafa karışıklığı, ağlama krizleri, uyku ve iştah problemleri ve yoğun bir postpartum depresyon yaşandığında, kendine ve bebeğine zarar verme korkuları, yoğun bir öfke, bebeği reddetme, bebeğe bakım vermek istememe, intihar düşünceleri ve girişimleri de görülebilir. Eğer bu belirtiler doğumdan sonraki 10 gün içerisinde gözlemlenirse, bu duruma “Postpartum Blues ya da Lohusalık Hüznü” denir ve yeni doğum yapmış anneler için klinik anlamda endişe edilecek bir durum söz konusu değildir. Fakat, bu belirtiler 2-3 haftadan fazla sürüyorsa, bu durumda profosyonel bir yardım gerekir.

Postpartum depresyonun ortaya çıkma olasılığını ne gibi durumlar arttırır?

Araştırmalar birkaç risk faktörünün postpartum depresyon yaşanma olasılığını arttırdığını ortaya çıkarmaktadır. Bunlar; annelik konusundaki yetersizlikle ilgili düşünceler, yetersiz sosyal destek, yeni kaybedilmiş bir yakının olması, hormonel değişkenlik, sigara kullanımı ve geçmişte annenin var olan anksiyete veya depresyon gibi ruhsal zorluklar gibi durumlardır.

Annenin kendi ailesinde görülmüş olan doğum sonrası depresyon öyküsü de risk faktörlerinden biridir. Bir veya birden fazla risk faktörü var ise, doğum sonrasında annenin yakından takip edilmesi gerekir. Risk faktörlerinin farkında olmak ve belirtiler ortaya çıktığında yardım talebinde bulunmak, daha iyi bir tedavinin sağlanması, aile ilişkileri ve bebeğin gelişimi üzerindeki potansiyel olumsuz etkiyi azaltmış olur.

Postpartum depresyonun tedavisi var mıdır?

Postpartum terapinin tedavisi genellikle bireysel veya grup psikoterapisi, ilaç (antidepresanlar) ve hormon tedavisidir.  Gerekli tedavi için ilgili uzman ve doktora başvurmak oldukça önemlidir.

Erkekler postpartum depresyon deneyimler mi?

Evet. Yapılan araştırmalar, doğumdan sonraki 1 yıl içerisinde her 4 erkekten 1’inin postpartum depresyon belirtilerine sahip olduğunu göstermektedir. Doğum sonrasında, genellikle anneler bebeğe odaklanır ve babalar bu durumda kendilerini dışarıda kalmış hissedebilir. Genellikle babalar; sosyal beklentiler, önyargılar ve inkâr nedeniyle annelere göre çok daha az yardım ve tedavi talebinde bulunur. Bu nedenle, uzmanlar kim daha yoğun semptomlar yaşıyor olduğundan ziyade, çiftlere birlikte yardım almalarını önermektedir.

Yeni baba olmuş olan kişiler ruh sağlıklarını nasıl koruyabilirler?

Araştırmalar yeni baba olmuş olan kişilerin depresyona eğilimli olduklarını ve depresyondaki babaların çocuklarıyla daha az ilgilendiklerini göstermektedir. Fakat, yeni yapılan araştırmalara göre çocuklarıyla daha az ilgilenen yeni babaların depresyona daha eğilimli olduklarına dair bulguler elde edilmiştir. Bebekleriyle daha çok zaman geçiren babaların 1 yıl sonra daha az depresif hissetmişler ve ailelerine çok daha fayda sağlamışlardır.

Sonuç olarak, yeni baba olmuş olan kişiler çocuklarıyla daha çok zaman geçirmeye özen göstererek ruh sağlıklarını koruyabilirler

Klinik Psikolog Işık Dilayla Elgin

KAYNAKÇA:
– Davis, P. (2020) Parental Burnout and Stress. Psychology Today.
– Güçlücan, Z. (2020). Postpartum Depresyonu Nedir? E-psikiyatri Nöropsikoloji Portalı.
– Langton, K. (2021). Understanding Postpartum Depression.

Randevu Al Hemen Ara