Duygusal Beslenme Kaynaklı Yeme İhtiyacı

Duygusal Beslenme Kaynaklı Yeme İhtiyacı

Uzun yıllar yapılan araştırmalar sonucunda, olumsuz duygular ve yeme alışkanlıkları arasında bir bağlantı olduğu bulunmuştur. Duygusal yeme, kaygı veya sinirlilik gibi olumsuz duygulara yanıt olarak aşırı yeme eğilimi olarak tanımlanır. Fiziksel ihtiyacı karşılamak yerine duygusal ihtiyaçları karşılamak ve kendini daha iyi hissetmek için yapılır. Çoğu zaman belirli bir ruh haline özgü olmaksızın olumsuz duygular ile baş etmek için yapılır.

Erken çocukluk dönemlerine bakıldığında, ebeveynlerin çocuğun ağlama ihtiyacını yanlış anladıklarında, ağlamalarını emzirerek veya besleyerek dindirmeye çalışırlar. Ancak her ağlamanın açlık göstergesi olmadığını bilmek gerekir.

Bebekler, duygusal incinmelerini iyileştirmek için de ağlama ihtiyacı hissederler. Bu şekilde sakinleştirilmeyi öğrenen çocuklar yetişkinlik hayatlarında da duygusal yaralanmalarını yiyeceklerle iyileştirmeye çalışırlar ve böylece yiyeceklerle ilgili kontrol kaybı yaşarlar. Hayatlarında yaşadıkları sıkıntı, korku, üzüntü gibi durumlarda kendini iyi hissetmek adına yemek yeme ihtiyacı hissetmesine neden olabilir.

Üzüntüsünü öfkesini ağlayarak ifade edemeyen çocuk bu duygularını bastırması gerektiğini öğrenir ve çocuklukta dikkati nasıl dağıtıldıysa yetişkin olduğunda da duygularını bu şekilde bastırma eğilimi gösterir. Çünkü negatif duygularından kaçmayı ve onları tolere edememeyi öğrenmiştir.

Duygusal yemeye neden olan bir diğer faktöre baktığımızda kişinin ne yediğinin ya da neden yediğinin bilincinde olmaması olabilir. Bunun için ne zaman ve ne yediğine dikkat etmek ve yavaşça yemek bir çözüm yolu olabilir. Duygusal yemenin çoğu negatif duygularla bağlantılıdır ancak bazen mutlu olmak, kendini ödüllendirmek gibi olumlu duygular tarafından da tetiklenebilir. Bazı insanlarda sıkıldığında veya kendini boşlukta hissettiğinde kendini yemek yemeye verebilir. Stres de yemeye neden olan faktörlerden bir tanesidir. Kronik bir stresin varlığında vücuttaki kortizol denilen stres hormonu yüksek seviyelere çıkar. Kortizol seviyesinin artması ile birlikte vücut enerji ve keyif veren besinlere ihtiyaç duyar. Böylece kontrolsüz bir şekilde artan stres, duygusal rahatlamaya geçebilmek için daha fazla besin tüketme ihtiyacı doğurur.

Duygusal yemeği durdurmak için, duygusal yeme döngüsünü anlamak ve tetikleyicilerini anlamak yeterli değil, ancak bu büyük bir ilk adımdır. Duygusal yemeyi önlemek için yapılması gereken kitap okumak, müzik çalmak, çizim yapmak, bir arkadaşını aramak, duş almak gibi yemek ihtiyacına alternatif davranışlar geliştirilmelidir.

KAYNAKÇA:
– Smith, M., Segal, J. & Segal, R. (2018). Emotional eating. 31.05.2018.
– Nguyen-Rodriguez, S. T., Unger, J. B., Spruijt-Metz, D. (2009). Psychological Determinants of Emotional Eating in Adolescence. Eating disorders, 17(3), 211-224. doi:10.1080/10640260902848543.
– Solter, A. J. (2012). Çocuğunuza Kulak Verin.