Ergenlikte Gelişim Alanları

Ergenlikte Gelişim Alanları

Ergenlik, çocuğun yetişkinliğe adım atarken yaşadığı bir geçiş sürecidir. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak birçok değişim yaşayan ergen, bunu anlamlandırmada sorunlar yaşayabilir. Ergen çocuksu yapının izlerini taşırken, bir yandan da gelecekteki yetişkinlik halinin temellerini atmaktadır. Bu dönemde hem boyda hem de kiloda değişiklikler görülür. Boy hızlıca uzamaya başlarken, kiloda da artış söz konusudur. Ergenliğin başında kızlar erkeklere göre genelde daha ağır olurken, sonlarına doğru erkekler daha çok kilo almaya başlar. Ergenlik dönemi genelde kızlarda 11 yaşında, erkeklerde ise 12-13 yaşlarında başlar. Çocukluk çağından çıkıp bireyselleşme dönemine giren ergen, bir kimlik arayışı içindedir. Kendini tanımlamaya ihtiyaç duyar ve kendi için bir kimlik oluşturur.

Ergenlikte bilişsel gelişim de bu dönemin önemli bir özelliğidir. Bu dönemde soyut düşünme kapasitesi gelişir. Bir başkasını anlayabilme, olaylara karşıdakinin bakış açısıyla bakabilme, bir davranışın sonuçlarını kestirebilme gibi özellikler bu dönemde daha çok gelişir. Bu da ergenin sosyal ilişkilerine yansır. Artık sosyal ilişkilerde daha çok var olur, çünkü olayları süzgeçten geçirerek bir değerlendirme yapma kapasitesi gelişmiştir. Bu değerlendirmeyi kendi bakış açısına göre yapmaya başlar ve uygun gelmeyen şeyler olursa bunu paylaşabilir.

Ergenlik, duygusal açıdan da pek çok değişimin yaşandığı bir dönemdir. Yalnız kalma duygusunu çok derin yaşayan ergen, aynı zamanda bir gruba da ait olmak ister. Kendi kimliğini bir topluluk üzerinden tanımlama isteği, bu dönemin önemli bir parçasıdır. Anne babayla ilgili hem derin bir utanç yaşarken, hem de onların desteğini her zaman arkalarında hissetmek isterler. Bu karmaşık duyguları içinde taşıyan ergen için çatışmalı bir ruh halinden söz edilebilir. Bu dönemde arkadaş ilişkilerinin çok fazla öneme sahip olması, ergenin kendini diğerlerine kabul ettirme isteğinden kaynaklanır. Eğer bu istek karşılanmazsa, ergen ciddi bir umutsuzluğa düşer ve kendini sosyal çevreden daha çok izole etmeye başlar. Ergen hissettiği tüm duyguları yoğun bir şekilde yaşar. Bu dönemde en yoğun hissedilen duygular korku, kaygı ve öfkedir. Bu kadar derin duygular yaşayan ergen, sosyal ilişkilerine de bunu yansıtır.

Sosyal ilişkiler açısından ergenlik, bir uyum kazanma evresi olarak düşünülebilir. Toplumda var olmaya çalışan ergen, bunu deneyimlemek için kendine bir alan yaratmaya çalışır. Eğer destekleyici bir aile ortamında büyüdüyse bu dönem daha az sancılı geçer.

Ergenlik döneminde gençlerin anne ve babalarına çok fazla ihtiyaçları vardır. Ebeveynler ergeni eleştirmeden yanında olursa, ergenler kendilerini daha rahat hissedecek ve bir sorunu olduğunda anne babaya bunu daha kolay aktaracaklardır. Ebeveynlerin rehberliği, ergenlere yol gösterir. Hem onlara destek olduğunu hissettirmek, hem de bireyselleşebilecekleri bir alan tanımak, bu dönemin daha kolay geçirilmesini sağlayacaktır.

Uzm. Klinik Psikolog Cangül Tokmaktepe

KAYNAKÇA

MEF Okulları Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi. Anne Babalar için Temel Yaşam Becerileri.

Parman, T. (2000). Ergenlik ya da Merhaba Hüzün.

Yavuzer, H. (1987). Çocuk Psikolojisi.