Kendini Düzene Sokma Nedir?

Kendini Düzene Sokma Nedir?

Birçok türün içinde, insanlar kendi içsel durumlarının, süreçlerinin ve tepkilerinin üzerinde kontrol kullanabilme yeteneğine sahiptir. Kültürler, uzun süreden beri insanın kendini düzenleme kapasitesini kabul etmiştir.

Öz-kontrol ve öz-disiplin kendini düzene sokmanın popüler kavramları olarak ele alınmıştır. Asıl manada, “kendini düzene sokma” terimi tercih edilmektedir, ancak öz-kontrol de benzer anlama sahiptir, öz-disiplinin ise biraz daha dar bir anlamı vardır. Kendini düzene sokma, geniş olarak kişinin kendi tepkilerini değiştirebilme çabalarını içerir. Bu tepkiler, eylemleri, düşünceleri, duyguları, istekleri ve performansları içerebilir.

Düzenlemenin yokluğunda, kişi bir duruma belli bir şekilde tepkide bulunacaktır, bunlar öğrenme, alışkanlık, eğilim ya da doğuştan gelen yatkınlıklar yoluyla olur. Kendini düzene sokmanın basit ve orijinal bir şekli de “kendini durdurma”dır. Başarılı kendini düzene sokma kendini durdurabilmeyi içerir (kişinin bir içki daha içmesinin durdurması, daha fazla yemesini durdurması, sinirlenince bağırmasını durdurması gibi). Kendini düzene sokmanın birçok formu kendini durdurabilme örnekleri ile açıklanabilir ancak bazı istisnalar olabilir (sabah yataktan kalkabilmek örneği gibi, bu bir eylemi durdurmaktansa başlatmayı gerektirir, ancak bir bakıma kişinin yatakta kalma isteğini sonlandırmasını ifade eder.) (Baumeister, Heatherton, & Tice, 1994).

Öz-düzenleme kavramı literatürde ilk olarak sosyal bilişsel kuramın kurucusu olan Albert Bandura tarafından bahsedilmiştir (Çiltaş, 2011). Kendini Düzene Sokma, Sosyal Öğrenme Kuramı’nda önemli bir kavramdır. Bireyin kendi davranışlarını gözleyerek yine kendisi tarafından belirlenen ölçütleriyle karşılaştırarak yargıda bulunması ve davranışlarını ölçütlerine uygun hale getirmesine KDS denir. KDS kısaca bireyin davranışlarını etkilemesi, kontrol etmesi ve yönlendirmesidir. Bu nedenle, Bandura’ya göre bireylerin davranışlarının kontrol edilmesinde dıştan verilen pekiştireçler ve cezalar değil bireyin içsel süreçleri (pekiştireçleri) önemlidir.

Birey başkalarını ve kendi yaşantılarını gözleyerek ödüllenen davranışları seçer ve performans standartlarını geliştirir. Daha sonra birey kendi performansını geliştirdiği performans standartları ile karşılaştırarak davranışı hakkında karara ulaşır. Davranışı standartlara uygunsa, kendini pekiştirir ve davranışını sürdürür; diğer türlü kendini cezalandırır ve davranışını değiştirir (Suç işleyen bir kimsenin daha sonra pişman olması gibi.). Sosyal öğrenme kuramına birey kendi davranışlarını etkili olarak kontrol edebilir. Dışarıdan başka birisinin kontrolüne ihtiyacı yoktur (Senemoğlu 2005).

Bandura’nın tanımına göre; kişisel standartlarımıza uyup uymadığımıza bağlı olarak, kendi davranışlarımızı bilişsel olarak pekiştirme veya cezalandırma süreci şeklindedir. Davranış kontrolüne yönelik olan bu süreç a) istenen ve istenmeyen davranışları yaratan şartların gözlenmesi b) kişisel çevrenin arzulanan davranışı kolaylaştıracak şekilde oluşturması ve istenmeyen davranışı yaratma eğilimi gösteren koşullardan kaçınılması c) davranışların değerlendirilmesi ve pekiştirilmesi gibi alt süreçler yoluyla gelişir (Budak, 2009).

Kendini Düzene Sokma Kapasitesi: Sosyal öğrenme kuramının temel ilkelerinden biri, bireyin kendi biçimlendirme potansiyeli olduğunu kabul etmesidir. Çünkü insanlar kendi hayatlarını kontrol etme ve düzenleme gücüne sahiptirler. Beslenme, çalışma durum ve şekilleri, dinlenme eğlenme biçimleri gibi kişisel işlerde insanlar kendi yaşantılarını başkalarına göre değil kendilerine göre ayarlayabilirler. Ayrıca insanlar bir faaliyet veya iş için kendilerine göre standartlar ve motivasyon oluşturarak çalışırlar. Yani insanların yaptıkları işlerdeki sorumluluk kendilerine aittir (Senemoğlu 2005).

Klinik Psikolog Gökçehan Akoğuz

KAYNAKLAR:
– Baumeister, Roy F.,  Heatherton, Todd F., Tice, Dianne M. Losing Control: How and Why People Fail at Self-Regulation. Volume 13. Academic Press, Nov 7, 1994.
– Budak, Selçuk. Psikoloji Sözlüğü. Bilim ve Sanat Yayınları. Ankara, Ağustos, 2009.
– Çiltaş, Alper. Eğitimde Öz-Düzenleme Öğretiminin Önemi Üzerine Bir Çalışma. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 3 (5) sy 1-11. 2011.
– Senemoğlu, N. Gelişim, Öğrenme ve Öğretim: Kuramdan Uygulamaya. Gazi Kitabevi, 12. Baskı, 2005.

Randevu Al Hemen Ara