Kendinizi Yalnız Mı Hissediyorsunuz?

Kendinizi Yalnız Mı Hissediyorsunuz?

Yalnız mı hissediyorsun? Eğer öyleyse, yalnız değilsin. Veriler, kronik yalnızlığın genel popülasyonun %15-30’unu etkileyebileceğini düşündürmektedir. ABD ulusal araştırmasında, yaklaşık dört kişiden birinin (% 27) nadiren ya da asla onları gerçekten anlayan insanlar varmış gibi hissetmedikleri bulunmuştur.
“Kişinin arzulanan ve ulaşılan toplumsal bağlantı düzeyleri arasında bir tutarsızlıktan kaynaklanan olumsuz ve üzücü bir duygusal durum” olarak tanımlanabilen yalnızlık, kısmen çok yaygın ve kısmen çok dolaylı olduğu için psikologların dikkatini çekmiştir. Yüksek düzeyde yalnızlık, depresyon, Alzheimer hastalığı ve erken ölüm de dâhil olmak üzere hem fiziksel hem de zihinsel olarak çok çeşitli olumsuz sağlık sonuçlarına sebep olabilmektedir. Sağlık risk faktörü olarak, yalnızlık “boyut olarak obezite, hareketsiz yaşam tarzları ve hatta sigara içimi ile karşılaştırılabilir. “15 ülkeden 128 makalenin yer aldığı literatürde yapılan yeni bir derleme, çalışmaların ikisi dışında hepsinin“ izolasyon veya yalnızlığın sağlık üzerinde zararlı bir etkisi ”olduğunu bildirmiştir.
Yalnızlığın kalıp yargıları, yalnızlığın yaşla birlikte arttığını göstermektedir. Yaşama geniş ve dinamik bir sosyal ağ ile başlıyoruz. Zamanla, dostluklar çözülür, insanlar ayrı yollarına giderler, arkadaşlar ve tanıdıklar görmek zorlaşır. Ancak kalıp yargıları ile gerçek arasında farklılıklar bulunmuştur.
Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmalar ömür boyu yalnızlığın gelişimini inceledi. İlginç bir şekilde, araştırmacılar, orta yaş ve yaşlılıktaki yalnızlık yörüngesinin bir kişinin cinsiyetine bağlı olduğunu buldular. Erkekler orta yaşta daha fazla yalnızlık yaşarken, kadınları yaşlılıkta daha fazla yalnızlık yaşadığı bulundu. Von Soest ve arkadaşları (2018) tarafından yapılan bir diğer araştırma sonuçlarına göre, yalnızlıktaki yaş eğilimlerinde cinsiyet eşitliği bakımından önemli farklar bulundu. Yalnızlık kadınlar için 40-80 yaş arasında artış gösterirken, erkeklerin yalnızlık seviyesi en yüksek 40 ve 80 yaşlarında, en düşük ise bu yaşlar arasındaki dönemdedir.
Ayrıca sosyal ve çevresel koşulların daha sonraki yaşamda yalnızlığın gelişimine etkisi olduğu da düşünülmektedir. Analizler, engelli olmanın, eş / birlikte yaşama partnerine sahip olmamanın ve dul yaşamanın her birinin daha yüksek düzeyde yalnızlık bile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Duygusal istikrar ve dışadönük kişilik özelliklerine sahip kişilerin genel olarak ileriki yaşlarda daha az yalnızlık ve yaşadıklarını bulunmuştur.
Özetle, birçok yol yalnızlığa yol açar. Yalnızlık şu anda resmi olarak teşhis edilen bir bozukluk değil, bir belirti olarak kabul edilirken, karmaşıklığı, yaygınlığı ve olumsuz sağlık sonuçlarına dair biriken kanıtlar göz önüne alındığında bir değişiklik yapılması gerekebilir.

Uzm. Klinik Psikolog Nurcihan ALPAYDIN

KAYNAKÇA
Ninivaggi, F. J. (2019). Loneliness. A New Epidemic in th USA. www.psychologytoday.com
Shpancer, N. (2020). Are You Feeling Lonely? If So, You Are Not Alone. www.psychologytoday.com
Travers, M. (2020). Who Experinces More Loneliness, Men or Women? www.psychologytoday.com