Olumsuz Otomatik Düşüncelerin Ergenlerde Sosyal  Beceriye Etkisi

Olumsuz Otomatik Düşüncelerin Ergenlerde Sosyal Beceriye Etkisi

Gündelik hayatımızda, biz farkında olmadan beynimiz düşünceler üretir. Otomatik düşüncelerimiz bilinçli bir yargılama sürecinden geçmez ve duygularımızı, davranışlarımızı etkiler. Üzerinde çok düşünmeden, kimi zaman aklımıza hiçbir işe yaramadığımız, bütün dünyanın üstümüze geliyor oluşu, hayatımızın karmakarışık olması gibi düşünceler gelebilmektedir.  Bu olumsuz otomatik düşüncelerimiz duygularımıza ve davranışlarımıza etki ederek gündelik hayatımızı zorlaştırabilir, sosyalleşmemize engel olabilir.  Bu düşüncelerin özellikle ergenlik döneminde artış göstermesi olağandır. Bu dönemde artmasının sebebi bireylerin  genel olarak duygularını daha yoğun yaşamaları ve hormonal aktivite ile birlikte düşünce, tutum ve davranışlarda belirgin farklar görülebilmesidir. Ergenlik döneminde yaşanılan bireysel ve toplum ilişkileri sıkıntılarının bir nedeni de olumsuz otomatik düşüncelerdir.  Artış gösteren olumsuz otomatik düşünceler  ile  birlikte bireyin sosyal becerileri azalmaktadır.

Sosyal beceri bireyin kendi dışındakilerle toplumsal normlara uygun, kendi değerleri için de yararlı olan sosyal ortamlarda etkileşim kurma yeteneğidir. Kendimizi değersiz hissedişimiz, keşke başka biri olsaydım, kendimi ve etrafımdakileri düş kırıklığına uğrattım düşüceleri  beynimizi meşgul ederken sosyal açıdan bir beceri gösteremez ve toplum ile etkileşim kurma yeteneğimiz azalır.

Ergenlerden beklenen başarılar,  geleceği için duyulan endişe ve kurulan baskılar onların olumsuz düşünmelerine sebep olabilmektedir. Sosyal bir gruba ait olmak, statülerini kabul ettirmek, korumak gibi ihtiyaçları ihtiyaçlarını gidermek de bu düşüncelerin varlığında katlanılmaz bir ağırlık hissi yaratır ve başarılamadığında özgüvenin azalması, yetersizlik, hiçbir zaman başaramayacağım korkusunu beraberinde getirir. Onaylanma ve kabul görme ihtiyaçları giderilmedikçe bu olumsuz düşüncelerde boğulurlar ve sosyal ortamlara girmek için yeterli gücü kendilerinde bulamazlar. Gelecekte de böyle olacaklarına inançları fazladır.

Yapılan araştırmalarda sosyal beceri ve olumsuz düşünceler arasında anlamlı, orta düzeyde ve negatif bir ilişki saptanmıştır. Olumsuz otomatik düşüncelerimiz arttıkça sosyal becerilerimiz azalmaktadır. Özellikle okul rehberlik merkezlerinde, aile ortamında sosyal beceride sorun yaşayan ergenlerin olumsuz düşüncelerini, yetersizlik duygularını çalışmak bireyin sosyal işlevselliği açısından büyük fayda sağlayacaktır. Örneğin gerçekçi düşünce ile zihninde oluşan olumsuz otomatik düşüncelerin karşıtı ve onu destekleyen cümleler oluşturulup hem düşüncesinin olağan olabileceğini hem olumlu tarafını keşfetmesi sağlanabilir. Örneğin öğretmeni tarafından matematik dersinde başarısız olarak tanımlanmış bir bireyin

“ Bu derste zorlanmış olabilirim ama diğerlerinin üstesinden gelebiliyorum, tamamen başarısız değilim.” cümlesine ulaşmasını sağlamak onun hem özgüvenine hem de sosyal becerilerine de katkı sağlayacaktır.

Fevziye Deniz Medipol Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğrencisi

Uzman Psikolog Özgün Kızıldağ

Kaynakça
01. Karahan T., Lise Öğrencilerinde Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ve Otomatik Düşüncelerin, Yaşanılan Sosyal Birim ve Cinsiyet Açısından İncelenmesi, Türk PDR Dergisi, Cilt 3, Sayı 26 (2006)

  1. Tümkaya S., Çelik M., Lise Öğrencilerinde Boyun Eğici Davranışlar, Otomatik Düşünceler, Umutsuzluk ve Yaşam Doyumlarının İncelenmesi, Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 20, Sayı 2, 2011, Sayfa 77-94
  2. Akkoyunlu S., Türkçapar M.H., Alternatif Düşünce Oluşturması Tekniği, erişim http://bilisseldavranisciterapi.gen.tr