fbpx
Ruhsal travma ve afet kavramı

Ruhsal travma ve afet kavramı

Büyük ve beklenmedik bir stresin karşısında kişinin kendisini koruyamaması sonucunda bütünlüğünü kaybediyor olması ve bütünlüğüne zarar gelmiş olması ruhsal travma olarak tanımlanmaktadır.

Ruhsal travma

Travmatik stresörün karşısında sinir sistemimiz; gaza ve frene aynı anda basmak gibi bir tepki verebilmektedir. Bu sebeple travmatik yaşantı bireylerin zihninde ‘geçmişte kalmış bir anı’ gibi düşünülmemektedir. Travmatize eden hemen her şey bireyin kişisel sınırlarına yapılan ihlaller sonucunda gerçekleşir. Bireyin; yaşamın sürekliliğine ve bir düzeni olduğuna dair olan inancını sarsar.

Travmanın etkileri

Bir başka açıdan travma kavramına değinecek olursak travmatik yaşantılar; kişinin fiziksel, duygusal, davranışsal bütünlüğüne yönelik olan bir tehdittir ve olağan yaşam düzenini bozar. Bireysel ya da toplumsal olarak yaşanabilir aynı zamanda bir defaya mahsus ya da süreğen travmalar olabilir. Böyle bir yaşantının neticesinde kişide, korku, çaresizlik ve dehşet tepkilerini görülmesi çok olasıdır. Travmatik olaylar oldukça sık görülür. Farklı travmatik yaşantılar farklı yoğunluk ve şiddette sorunlara yol açabilirler.

Kişiler travmatik olayları üç şekilde yaşayabilirler:

  • Olay doğrudan kişinin başına gelir.
  • Kişi, bu tür olaylara tanık olur, olayı yaşayan insanlara yardım eder.
  • Bu tür bir travmatik olayın sevdiği bir kişinin başına geldiğini öğrenir.

Afet kavramı

Afet kavramını çeşitli şekillerde tanımlayabilmek mümkün olmaktadır. Afetler de olağan yaşam düzenini bozduğu ve kontrol duygusunun kaybına neden olduğu için travmatiktir. Ancak doğal olan her olay; (yangın, deprem gibi) aslında afete neden olmaz. Afetler gelişmemiş veya gelişmekte olan toplumlarda meydana gelir. Afetlere karşı hazırlıklı olmak için, toplumda davranış değişiklikleri sağlanmalıdır. Unutmamalıyız ki hayatta kaldığımız sürece bir şeyleri yeniden ‘inşa etme’ ve ‘dengede tutma’ gücümüz var. Afet söz konusu olduğunda, bireyler için fiziksel, maddi ve sosyal kayıplara neden olan ve toplumun faaliyetlerini kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kökenli olaylardan bahsediyor oluruz.

Travmanın;  duygusal, zihinsel, fiziksel ve davranışsal anlamda etkileri görülebilir. Çoğunlukla bu tepkiler zamanla hafifler ve kişi gündelik yaşamına geri döner. Bazen de kişi olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen kişi gündelik yaşamına geri dönemez ve travma sonrası stres belirtileri gösterebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) bir bellek problemi değil, kendini düzenleme bozukluğudur. Travmatize olan zihin yeniden adapte olmak için bazı semptomlar gösterir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri

  • Yeniden Yaşantılama: Travmatik olayları tekrar tekrar ve rahatsız edici bir biçimde anımsama,
    Travmatik olayla ilgili kabuslar görme
  • Flashbackler yaşama: Travmatik olayları hatırlatan tetikleyiciler karşısında ciddi tepkiler verme
  • Kaçınma: Travmatik olayı hatırlatan düşünce, duygu, durum, etkinlik, mekân ve kişilerden kaçınmak için özel bir çaba harcama.
  • Olayın önemli bir kısmını hatırlayamama, hissizleşme
  • Önceden sevilen etkinliklere karşı ilginin azalması
  • Gelecekten beklentinin kalmaması
  • Aşırı Uyarılmışlık: Travma ile ilgili korkular nedeniyle uykuya dalmakta veya sürdürmekte güçlük çekme
  • Her an tekrar olay olacakmışçasına tetikte olma ve çabuk irkilme
  • Dikkati toplamakta güçlük çekme
  • Öfke patlamaları yaşama

Uzman Psikolog & Aile Danışmanı İrem Ecem MUMCULAR

KAYNAKLAR:
– Genç Hayat Vakfı. (2015). Travma Sonrası Toplumla Çalışma Kitapçığı.
– Aker, T. (2012). Temel Sağlık Hizmetlerinde Ruhsal Travmaya Yaklaşım.

Randevu Al Hemen Ara
WhatsApp'tan bize yazın