Çocuklar Durdurulamıyor: Teknoloji Bağımlılığı

Çocuklar Durdurulamıyor: Teknoloji Bağımlılığı

Sürekli teknolojik araçlarla vakit geçirmek, onlarla bağlantı kuruyor olmak, hayatla olan bağlantınızın kesilmesine sebep olabilir.

Ebeveynlerin çok merak ettiği bazı sorular vardır. Gerçekten teknoloji bağımlılığı diye bir şey var mı? Ne zaman bağımlılık diyebiliriz?

Yeni yapılan bir çalışma, teknoloji bağımlılığının kesinlikle gerçekleşebilir olduğunu göstermektedir.  Gerçekten teknoloji kullanımını durduramayan çocuklar vardır. Klinisyenler bağımlılığın aksine bu davranışların “zorlantısal/dürtüsel” olup olmadığı konusunda tartışmış olsalar da bu durumun daha çok bağımlılıktan kaynaklandığını ve çocukları olumsuz yönde etkileyip hayatlarını mahvetme noktasına getirdiğini gözlemlemişlerdir.

Ekrana maruz kalmak bizleri sosyal, psikolojik, fizyolojik anlamda etkileyebileceği gibi, beyni ve davranışları da değiştirir. Beyindeki değişimler madde ve kumar bağımlılığındaki beyin değişimlerine benzer şekilde olmaktadır.

Duramayan Çocuklar

Bir örnek üzerinden gidelim. Şangay ve Wuhan’da okuyan 14-21 yaşlarındaki çocuklar ile Türkiye’de yaşayan, aynı yaşlardaki Ali ve Mehmet birbirinden farklı değildir. Onların internetle fazlaca meşgul olma davranışları birçok kişide de mevcuttur. İnternette git gide daha fazla zaman geçiriyor, bu harcanan zamanı azaltmaya çalışıyor, ama yapamıyorlar. Harcadıkları zamanı azaltmaya çalıştıklarında; tedirgin ve asabi oluyorlar ve olmaları gerekenden daha fazla teknoloji araçlarıyla zaman geçirmeye devam ediyorlar. Birçoğu da teknoloji kullanımları konusunda ailelerine yalan söylüyor, okullarındaki performansları düşüyor. Gerçekten kendilerini durduramıyorlar.

Bu durumda; devamlı olarak teknoloji kullanımının eninde sonunda fiziksel, psikolojik, cinsel ve sosyal açıdan bazı olumsuz sonuçlara sebep olacaktır. Fiziksel sorunlar olarak; uyku ve yeme sorunları, sırt ve baş ağrıları, postür bozukluğu, obezite gibi ciddi sorunlara sebep olabilir. Psikolojik etkilere bakacak olursak; sosyalleşmede sorunlar baş göstermeye başlar. Siber zorbalığa maruz kalabilir ve özgüveni olumsuz yönde etkilenebilir. Aile hayatında sorunlar, çatışmalar meydana gelebilir. Doyum azaldığı için hayattan zevk alamamayla birlikte depresyon olasılığı artar. Şiddet içeren davranışları pekiştirdiği ve empati becerilerinin gelişmesini engellediği için davranış bozukluğu gibi patolojik durumların oluşmasıyla sonuçlanabilir. Sosyal etkiler; sosyal hayattan çekilme, yalnızlaşma, gerçeği yansıtmayan ve kendisine ait olmayan bir kimlik geliştirme ile sonuçlanabilir. Cinsel açıdan ise; bilgi kirliliğine maruz kalmak, yanlış bilgiler edinmek ve buna bağlı korku ve kaygılar, cinsel içerikli sitelere kolayca ulaşma imkanı ve buna bağlı olarak travmatize olma ve sanal tacize açık hale gelme gibi durumlar söz konusudur.

Teknoloji bağımlılığına; kaygı bozuklukları ve depresyondan muzdarip çocukların daha çok meyilli olduğu görülmüştür. Daha önceki araştırmalarda internete bağımlı olan çocukların; depresif, psikotik veya madde bağımlısı oldukları veya ciddi kaygı bozukluklarından muzdarip oldukları bulunmuştur.

Farklı Beyinler

Internet kullanımı insan beyninin yapısını değiştirir. Teknoloji kullanıcılarında beynin planlama, karar verme ve duygu süreçlerinde rol oynayan alanlarında bazı değişimler olduğu ve bu alanların olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Aynı zamanda, yapılan çalışmalarda; beyindeki bilgi işlemleme ve  dürtü kontrolünü sağlayan alanların etkilendiği ve bu alanlardaki işlevlerin azaldığı bulunmuştur.

Sonuç olarak, beynin birçok bölgesinde bozulmalar olduğu ve beyinlerinin açıkça sağlıksız yönde farklı olduğu görülmektedir. Teknoloji bağımlılığındaki belirtiler; sık sık alkol, esrar ve kokain kullanan insanlarda da görülen belirtilere benzerdir.

Doktor Henrietta Bowden-Jones’un BBC haberlerindeki röportajında da belirttiği gibi; davranışsal “bağımlılıkları” olanların beyinlerinde, farmakolojik olanların beyinlerindeki benzer değişimler görülmektedir. Teknoloji kullanımının; madde kullanımı veya kumar bağımlılığındaki kadar işlevsel olarak yıkıcı olduğu görülmektedir. Sanal gerçeklik içeren teknolojiler geliştikçe, değişimler büyük ihtimalle daha çok şiddetli hale gelecektir.

Teknoloji Bağımlılığına Karşı Öneriler

  • Teknoloji kullanım süresi yaşa ve gelişim düzeyine uygun olarak sınırlandırılmalıdır.
  • İnternet filtresi aileler tarafından kullanılmalıdır.
  • Çocuklarınız sizleri model almaktadır. Bu nedenle, ebeveynler de teknoloji kullanımları konusunda oldukça dikkat etmelidir.
  • Çocuğunuzla birlikte güvenli internet kullanımı sözleşmesi yapabilirsiniz. Güvenli internet kullanımı kurallarına ek olarak, kullanılacak gün, saat ve süre konusunda belirlenmiş bir anlaşmanız/sözleşmeniz olabilir.
  • Çocuklarınıza teknolojik araç kullanımı dışında akranlarıyla sosyalleşebilceği alanlar yaratabilirsiniz.
  • Bireysel ilgi ve yeteneklerine uygun sanat ve spor faaliyetlerine yönlendirebilirsiniz.
  • Bilgisayar kullanımı sırasında içeriği kontrol edebilirsiniz.
  • Video veya filmleri birlikte izleyebilirsiniz, interaktif olmaya özen gösterebilirsiniz.
  • Aile içi ilişkilerinizi düzenleyin. Birlikte teknolojiden uzak, kaliteli zaman geçirin.
  • Kurallarınızı teknoloji konusunda da belirleyin, bunları çocuklarınıza açıklayın ve kurallar ve sınırlarınız konusunda net olun.

Klinik Psikolog Işık Dilayla Elgin

KAYNAKÇA:
– Bailey, K., West, R., & Anderson, C. A. (2011). The influence of video games on social, cognitive, and affective information processing. In J. Decety & J. Cacioppo (Eds.), The Oxford handbook of social neuroscience (pp. 1001–1011). Oxford University Press
– Edlund, J. M. (2012). The Kids Can’t Stop: Is Internet Addiction Real? Psychology Today.
– Griffiths, M. (1995, February). Technological addictions. Clinical Psychology Forum, 71, 14–19
– Mustafaoğlu, R., Zirek, E., Yasacı, Z. & Özdinçler, A. R. (2018). Dijital Teknoloji Kullanımının Çocukların Gelişimi ve Sağlığı Üzerine Olumsuz Etkileri. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, 5(2), 227-247. DOI: 10.15805/addicta.2018.5.2.0051

Randevu Al Hemen Ara