Ebeveyn Mentalizasyonu

Ebeveyn Mentalizasyonu

Mentalizasyon nedir?

Mentalizasyon, Sharp ve Fonagy (2008)’e göre “kişinin zihinsel durum, niyet, düşünce ve duyguları kendisini boğacak seviyeye getirmeden algılayabilme becerisi”, bir “zihinde taşıma” durumudur.

Mentalizasyon tanımı sonradan alandaki gelişmeleri takiben giderek detaylandırılmış ve kişinin algısına ek olarak bu duygu ve düşünceleri anlamlandırma becerisi de vurgulanmaya başlanmıştır (Ostler, Bahar ve Jessee, 2010).

Ebeveyn mentalizasyonu nedir?

Ebeveynler için mentalizasyon ise Slade (2005) tarafından ebeveynin yansıtıcı işlevi çerçevesinde değerlendirilmiş ve “çocuğunun içsel deneyimlerini anlama ve temsil etme becerisi” olarak tanımlanmıştır. Bir diğer deyişle ebeveyn çocuğunu kendi zihninde taşımış; onun duygu, düşünce, niyet ve zihinsel durumunu anlamlandırmış ve çocuğunu kendi zihninde temsil edebilmiştir. Çocuğu yalnızca temel ihtiyaçları karşılanılması gereken bir insandan ziyade kendine ait fikirleri, duyguları ve planları olan bir birey olarak görmüştür.

Mentalizasyonun Eksik Olduğu Modlar

Teleolojik duruş: Yalnızca gözlemlenebilir ve maddi sonuçlar doğuracak davranışlarda bulunma olarak tanımlanır (Luyten, Houdenhove, Lemma, Target ve Fonagy, 2012). Bir bebeğin gülümsediği takdirde anneyi veya babayı oyuna davet edebileceğini fark etmesi ve gülümsemeyi sosyal olarak bu şekilde kullanması zihinsel becerilerinde teleolojik duruş uygulayabileceği noktaya geldiğinin işaretidir. Fakat ileri yaşlarda duygu ve davranışların altında yatan çeşitli motiflerin varlığını gözlemlemeye başlarız. Bu noktada kişilerden daha üst düzey düşünce biçimlerini benimsemeleri beklenir. Örneğin bir kişinin eşinin bir davranışını, altta yatan motifleri ve zihinsel çerçevesini görmezden gelerek salt kendisine rahatsız edici geldiği için değiştirmeye çalışması veya aynı kişinin bu davranışı niçin rahatsız edici bulduğunu sorgulamadan sadece değiştirmeye odaklanması da bir mentalizasyon eksikliği örneğidir.

Psişik eşitlik: Luyten ve arkadaşlarına göre (2012) içsel gerçeklik ve dış gerçekliğin birbirine eşit olduğu anlayışı olarak tanımlanır. Yine bebeklerde sık görülen bir zihinsel durumdur. Örneğin karnı acıkan bir bebek o anda dünyası yıkılıyormuşçasına ağlayabilir çünkü ona göre hissettiği açlık ve acı bütün dünyanın içinde bulunduğu duruma eşittir. 10 dakika sonra karnının doyacağını ve biraz sabrederse bu durumun geçeceğini hesaplayamaz ve açlığın verdiği fiziksel zorlanmayı zihinsel olarak da yaşar. Bebeklerde bu durum endişe verici değildir fakat aynı tutumu bir ebeveyn gerçekleştirirse; kendi ruhsal durumunu çocuklarının veya dünyanın gerçekliği olarak algılarsa, çocuklarına rehberlik etme, onların olumsuz duygu ve düşüncelerini anlayıp doğru şekilde yansıtma gibi ebeveynlik işlevini yitirebilir.

Hipermentalizasyon: Sharp ve arkadaşları (2013) hipermentalizasyonu insanların zihinsel durumlarıyla ilgili gözlemlenebilir olanın çok ötesine geçen, ortalama bir gözlemcinin nasıl açıklandığını anlayamayacağı yorumlamalar olarak tanımlar. Bu durum yanlış yorumlama ihtimalini arttırır. Bebekler tarafından uygulandığında hayatlarını anlamlandırmaya çalıştıkları dönemde kullanışlı sayılabilecek bir beceri olmasına rağmen yetişkinler için mentalizasyon eksikliği olarak karşımıza çıkar. Örneğin bir ebeveyn yaptığı bir espriye gülmeyen çocuğunu gördüğünde bunun o gün giydiği t-shirtten kaynaklandığı sonucuna varabilir. Bu hem doğruluk ihtimali düşük bir yorumdur hem de olumsuz bağlantıları olan bir yorumdur ve ebeveyn çocuk bağlanmasını olumsuz etkileyebilir.

Taklit modu: Bu mod ise hayatın 2. yılında kazanılmaya başlayan bir beceri olarak ortaya çıkar (Pedersen, 2013). Bu beceri çocuğa taklit etme becerisinin yanı sıra ebeveynlerinin boşanması gibi muhtemel bir olumsuzlukla deney yapma fırsatı da tanır. Ayrıca hipermentalizasyon modundaki her şeyin aşırı derecede gerçek olduğu fikrinden uzaklaşma yolu olarak da kullanılabilir. Bu mod yetişkinler tarafından kullanıldığındaysa bir partneri veya çocuğu idealize etme olarak kendini gösterebilir. Gerçek üstü ya da olağan dışı beklentilerle sonuçlanan bu algı idealize edilen kişide boğucu bir etki yaratabilir.

Ebeveynlerde Mentalizasyon Becerisini Arttırmaya Yönelik Öneriler

Çocuğun dünyasındaki çeşitli değişkenleri hesaba katmak: içinde bulunduğu fiziksel koşulları, o koşullarda ne hissedebileceğini, yüz ifadelerine beden diline bunların nasıl yansıdığını, altında yatak niyet ve durumları bütüncül olarak değerlendirmek ebeveynlerde mentalizasyon becerisini arttıracaktır.

Ebeveyn mentalizasyonunun yüksek olması çocuğun mentalizasyon kapasitesini de arttırıcı bir etkendir Ostler ve arkadaşlarına (2010) göre. Bu da akabinde anne çocuk arasındaki güvenli bağlanma ihtimalini arttırır. Sharp ve Fonagy (2008) ise güvenli bağlanmanın yanı sıra okul çağındaki çocuklarda sosyo-bilişsel gelişimi ve positif zihin ve ruh sağlığını desteklediğini öngörmektedir. Bir anne veya babanın bebeğinin yüzünü ekşitişine şahit olduğunda ondaki stres artışını algılaması, yeni yürümeye başlayan bir çocuğun keşfetmeye başladığı alanın artmasıyla birlikte gelişen heyecanla harmanlanmış tedirginliği sezmesi, bir ergenin aşırı sayılabilecek isteklerinde altta yatan dürtüsel duyguları farketmesi ebeveyn mentalizasyonuna örnek gösterilebilecek durumlardır ve hem ebeveynlerinin hem de çocukların zihin ve ruh sağlığını olumlu etkiler.

KAYNAKLAR:
– Luyten, P., Van Houdenhove, B., Lemma, A., Target, M. & Fonagy, P. (2012). A – mentalization-based approach to the understanding and treatment of functional – somatic – disorders, Psychoanalytic Psychotherapy, 26(2), p.121-140.
– Ostler, T., Bahar, O. S., & Jessee, A. (2010). Mentalization in children exposed to parental – methamphetamine abuse: relations to children’s mental health and behavioral outcomes. – Attachment & Human Development, 12(3), 193–207.
– Pedersen, S. H. (2013). Fonagy and Freud. Psychological versus psychic reality. Scandinavian – Psychoanalytic Review, 36(1), 18–26.
– Sharp, C., & Fonagy, P. (2008). The parent’s capacity to treat the child as a psychological agent: – Constructs, measures and implications for developmental psychopathology: Topic – review. Social Development, 17(3), 737–754. –
– Sharp, C., Ha, C., Carbone, C., Kim, S., Perry, K., Williams, L., & Fonagy, P. (2013). – Hypermentalizing in adolescent inpatients: Treatment effects and association with – borderline traits. Journal of Personality Disorders, 27(1), 3–18.
– Slade, A. (2005). Parental reflective functioning: an introduction. Attachment & Human – Development, 7(3), 269–281

Randevu Al Hemen Ara
WhatsApp'tan bize yazın