Çocuk ve Genç Danışmanlık Alanları

Anasayfa / Çocuk ve Genç Danışmanlık Alanları
Çocuk ve Genç Danışmanlık Alanları

Okul ve Öğrenme Sorunları

 

Okul Reddi ve Fobisi

Çocuklar çok çeşitli nedenlerden dolayı okula gitme konusunda problem yaşayabilirler. Anne-babadan ayrılma korkusu, sosyal anksiyete, öz-güven eksikliği, kardeş kıskançlığı gibi psikolojik sorunlar çocukların okul fobisi geliştirmelerine yol açabilir. Okul ve öğrenme sorunları alanında verilen danışmanlık hizmetinde, çocuğun psikolojik açıdan güçlendirilmesi ve geliştirilmesi ile birlikte anne-babaların bu süreçte çocuğa nasıl yaklaşmaları gerektiği gibi konular hakkında alanında uzman bir psikolog tarafından danışmanlık hizmeti verilir.

 

Verimli Ders Çalışma Alışkanlığı Kazandırma

Çocuklara verimli ders çalışma yöntemlerinin ve zaman yönetiminin öğretilmesi hedeflenir. Okul başarısını arttırmaya yönelik stratejiler verilir. Çocuğun günde ne kadar süre ders çalışmaya ihtiyacı olduğu ve hangi dersleri nasıl çalışması gerektiği incelenir. Mola-ders sirkülasyonunun belirlenmesi, aylık, haftalık ve günlük ders çalışma çizelgesinin oluşturulması gibi konularda danışmanlık hizmeti verilir.

Verimli Ders Çalışma

Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme güçlüğü, belirli bir fiziksel problemden kaynaklanmaksızın çocuğun yaşı ile akademik yeteneklerinin uyumsuz olmasıdır. Öğrenme güçlüğü ile ilgili verilen danışmanlıkta çocuk için ihtiyaçlarına uygun bir eğitsel düzeyde bir gelişim programı belirlenir. Çocukla problem çözme, kategorizasyon, aritmetik beceriler, dikkat becerileri, hafıza geliştirme, ardıl düşünme gibi alanlarda çalışmalar düzenlenir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite çocuklarda en sık rastlanan psikolojik sorunlardan biridir. Çocuklar dürtülerini kontrol edemezler ve dikkatlerini odaklamaları gereken konularda başarısız olurlar. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu olan çocuklarla yürütülen danışmanlık çalışmalarında planlama, dürtü kontrolü, problem çözme, uzun süreli dikkat gibi alanlarda geliştirici çalışmalar yapılır.

 

Tik Sorunları

Tikler, ani, tekrarlayıcı ve istem dışı eylem, mimik, jest ya da sesler olarak kendini göstermektedir. Genellikle birkaç tanesi arka arkaya ya da nöbetler olarak ortaya çıkar. Stres durumlarında artış gösterirken kişinin başka bir şeye odaklandığı ya da rahatlamış olduğu durumlarda daha seyrek rastlanır. Tikler, göz kırpma, burun kıvırma, dudak yalama, yüz buruşturma, omuz silkme, ayak sallama gibi basit yapılı olabileceği gibi parmakları sayar gibi yapma, hece ya da kelime söyleme gibi daha karmaşık yapılı da olabilirler.

Karşı Olma Karşıt Gelme Bozukluğu

Karşı Olma Karşıt Gelme Bozukluğunda kural ihlalleri, öfke nöbetleri, tartışmalar, kışkırtıcı davranışlar ve inatçılık gibi özellikler tekrarlı bir şekilde kendini gösterir. Bu gibi eylemlere sıklıkla çocuğun otorite figürü ile olan ilişkisinde rastlanır. Bu eylemler çoğunlukla çocuğun sosyal ve akademik alanlarda sorun yaşamasına yol açar. Karşı Olma Karşı Gelme Bozukluğu olan çocukların sıkça kullandığı kelimelerden biri “hayır”dır. Bu bozukluğa sahip çocuklar genellikle çevrelerince “uyumsuz” olarak tanımlanırlar.

 

Şiddet ve Saldırganlık

Çocuklarda saldırgan davranışlar, sıklıkla kendini bağırma, vurma, ısırma, tükürme ve saç çekme gibi çevreye ve insanlara zarar verici eylemlerle gösterir. Saldırgan davranışlar hem çocuğun kendisine ve çevresine zarar verebilmekte hem de sosyal uyum sorunları yaşamasına yol açabilmektedir. Bu nedenle saldırganlık sorunu yaşayan çocukların bu davranışlarının nedenleri araştırılarak bu nedenler ortadan kaldırılmalı ve bir uzmandan öfke yönetimi konusunda destek alınmalıdır.

 

Tekrarlayan Davranışlar

Tekrarlayan davranışlar, rahatsız edici ve mantık dışı olmasına rağmen uzaklaştırma çabalarının başarısız olduğu davranışlardır. Bu davranışların amacı, rahatsız edici düşüncelerden kurtulmak ve kaygıyı azaltmak olsa da sadece kişiye anlık rahatlama sağlar ve kısa bir süre için kaygıyı azaltır. Çünkü bu davranışlara yol açan düşünceler hala zihindedir ve kişi bir süre sonra yeniden bu eylemleri yapmak zorunda hisseder. Örneğin anne ve babasına o uyurken kötü bir şey olacağına inanan bir çocuk yatmadan önce 10 kez iyi geceler derse bunun önüne geçebileceğine inanabilir. 10 defa iyi geceler demek o an zihninde bu ihtimali uzaklaştırsa da zarar görme düşüncesini ortadan kaldırmadığı için çocukta her gece bu davranışı yineleme ihtiyacı yeniden kendini gösterir. En sık görülen tekrarlı davranışlar el yıkama, sayma, dizme, düzenleme, dokunma gibi davranışlardır.

Tekrarlayan davranışları olan çocuklara bu davranışların bir mantığının olmadığını söylemek çözüm getirmez. Çünkü çocuk da bunun anlamsız olduğunu bilir ancak bunu engelleyemez. Bu davranışlar temelinde kaygı ile ilişkilidir. Bu kaygılara yol açan etmenleri ortadan kaldırmadıkça davranışları da ortadan kaldırmak mümkün görünmemektedir.

Uyku Sorunları

Sık yaşanan uyku problemleri uykuya dalmakta güçlük ya da uyuyamama, geceleri sık sık uyanma, kabus görme, uykuda konuşma, diş gıcırdatma, uyurgezerlik, uyku terörü ve uyku apnesidir.

Uyku sorunları kaygı sorunları, çocukluk dönemi depresyonu, travmatik yaşantılar, güvensiz bağlanma, ebeveynler arası gerginlikler, doyurucu olmayan aile ilişkileri gibi birçok faktör ile ilişkili olabilir.

Alt Islatma (Enürezis)

Enürezis, 5 yaşından büyük çocuklarda fizyolojik bir sebep olmaksızın gece ya da gündüz yatağa ya da giysilere istemli ya da istemsiz idrar kaçırılması durumudur. Enürezisin en başından beri görüldüğü durumlar birincil tip enürezistir. Bu durumda çocuk en başından beri alt ıslatmaktadır. Kimi zaman da tuvalet alışkanlığı kazanılmış ve kuru dönemler olmuş olmasına rağmen çocuk alt ıslatmaya başlayabilir. Bu da ikincil tip enürezistir.

Enürezis, erken dönem ve katı tuvalet eğitimi, aşırı titiz ebeveyn tutumu, tuvalet eğitiminin verilmemesi, aşırı koruyucu ve bebeksileştiren ebeveyn tutumu, stres faktörleri ile ilişkilendirilebilir.

 

Alt Kirletme (Enkoprezis)

Enkoprezis, 4 yaşından büyük çocuklarda fiziksel bir neden olmaksızın en az üç aylık bir süreyle, ayda en az bir kez dışkının istemli ya da istemsiz uygunsuz yere yapılmasıdır. Enkoprezisin en başından beri görüldüğü durumlar birincil tip enkoprezistir. Bu durumda çocuk en başından beri dışkı kontrolünü sağlayamamıştır. Kimi zaman da tuvalet alışkanlığı en az bir yıllık süreyle kazanılmış olmasına rağmen çocuk dışkı kaçırmaya başlayabilir. Bu da ikincil tip enkoprezistir.

Enkoprezisi olan çocuklar genellikle bu durumdan ötürü utanç ve kaygı hissederler. Özgüvenleri zarar görebilir ve sosyal ortamlardan geri çekilme yaşayabilirler. Arkadaşları tarafından dalga geçilme, ebeveynleri tarafından cezalandırılma gibi stres artırıcı faktörler sorunun daha artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle enkoprezis durumlarındaki psikolojik destek hem sorunun ortadan kalkmasını hem de çocuğun bu süreçte zedelenen özgüveninin onarılması amaçlanmaktadır.

Enürezis, erken dönem ve katı tuvalet eğitimi, aşırı titiz ebeveyn tutumu, tuvalet eğitiminin verilmemesi, aşırı koruyucu ve bebeksileştiren ebeveyn tutumu, çocukluk dönemi depresyonu, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, aile içi iletişim bozuklukları, ebeveynle çatışmalı iletişim, stres faktörleri ile ilişkilendirilebilir.

 

Tırnak Yeme

Tırnak yeme davranışı daha çok gergin, kaygılı, sıkıntılı ve stresli zamanlarda gözlenen bir davranıştır. Gergin aile ortamı, okul ortamında yaşanan sorunlar, travmatik bir deneyim, kardeş doğumu ya da taşınma gibi önemli bir yaşam olayı gibi etmenler bu davranışın görülme olasılığını artırabilir. Ebeveynlerin kızması, korkutması ya da cezalandırması uzun vadeli çözümü getirmeyeceği gibi çocuğun kaygı düzeyini artırdığından ters etki yaratabilir. Tedavi sürecinde davranışın nedenlerin anlamak önemlidir.

 

Saç Koparma (Trikotillomani)

Trikotillomani kronik saç ve kıl (kaş, kirpik, beden kılları) koparma ile karakterize birdürtü kontrol bozukluudur. Trikotillomani durumunda hasta saç yolma davranışından rahatsız olmakta ancak engellemek istemesine rağmen kendini davranışı yapmaktan alıkoyamamaktadır. Engelleme girişimi gerginliğe yol açmaktadır. Saç yolma davranışı, o an için rahatlama, haz doyum sağlar; gerginliği azaltır. Ancak özellikle ciddi oranlarda saç ya da kıl kaybının yaşandığı durumlar kişinin yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Seçici Konuşmazlık (Selektif Mutizm)

Seçici konuşmazlık, konuşma becerisine sahip olmasına ve fiziksel bir engel olmamasına rağmen belli durumlarda konuşmama olarak tanımlanabilir. Seçici konuşmazlık durumunda çocuk bütünüyle konuşmayı reddetmektense daha çok kaygısını artıracak ortam ve koşullarda konuşmamayı seçmektedir