Anne Karnından Gerçek Dünyaya…

Anne Karnından Gerçek Dünyaya…

ANNE KARNINDAN GERÇEK DÜNYAYA…

Anne ve bebek arasındaki ilişki, daha bebek anne karnındayken başlar. Hamilelik sırasında anne ve bebek bir bütündür.  Annenin hissettiği duygular ve duyumlar, bebek tarafından da hissedilir. Doğum ise bebek için bir ayrılıktır. Kendini güvende hissettiği ortamdan, bilmediği gerçek dünyaya bir adım atmıştır.

Bebek, gerçek dünyada ağlayarak kendini var etmeye çalışır. Ağlayarak en temel ihtiyaçlarını ifade etmeye başlar. Kimi zaman ise ağlamak olumsuz duygulanımların bir dışavurumudur. Çünkü özellikle ilk iki aylık süreçte bebekler anne karnına geri dönme isteğini güçlü bir şekilde hissederler. Gerçek dünyaya uyum sağlamak zordur. Bu duygularla başa çıkmak ise bebek için daha da zordur. Ağlamak ise bebeğin başa çıkmak için yapabildiği tek şeydir, bir yardım isteğidir. Bu zamanlarda bebek annesine ihtiyaç duyar. Bu gibi durumlarda bebeği anne karnında gibi hissettirmek, bebeğin sakinleşmesine yardımcı olur. Bebeği kucakta, sırtını kapsayarak ve kollarını hafifçe kavrayarak tutabilirsiniz. Hatta bebeği cenin pozisyonuna yakın bir pozisyona getirmekte bebeğin sakinleşmesine yardımcı olacaktır.  Bebeği anne karnında hissettirebilecek diğer bir şey de annenin sesidir. Bebeklerin anne karnındayken duyduğu seslere en yakın ses ‘pışpış’ sesidir. Bu nedenle bebeği kapsayarak tutarken, bir taraftan sakin bir şekilde pışpışlayabilirsiniz. Bebekler anne karnındayken, annenin hareketiyle birlikte, ritmik bir şekilde salınırlar. Bu nedenle, bebeği sakinleştirmeye çalışırken bir taraftan bebeği hafif ve ritmik şekilde hareket ettirmek de bebeğin kolayca sakinleşmesine yardımcı olur.

Anne, bebeği sakinleştirebilecek tek kişidir.  Ancak kimi zaman annenin kaygıları bebeğin sakinleşmesine engel olur. Bebek ağlarken, kendini çaresiz ve kaygılı hisseden anne, bu duyguları bebeğe de yansıtmaya başlar. Bebek de anneyle birlikte kaygılı ve çaresiz hisseder. Bu nedenle annenin kendine güvenle ve sakin bir şekilde bebeğe yaklaşımı çok önemlidir. Annenin kendini güçlü hissetmesi, sakin kalabilmesi, bebeği de güvende hissettirir.  Annenin olumlu yaklaşımı,  kokusu ve sesi bebeğin dünyaya uyumunu kolaylaştırır.

Annenin, bebeği kucağa alarak sakinleştirmesi çok önemlidir. Ancak anne, bebeğin sakinleştiğinden emin olduktan sonra, bebeği yatağına bırakabilir. Bu şekilde bebeğin, kucağa bağımlı olmasının önüne geçilmiş olur. Hatta bebek biraz daha büyüdüğünde, sakinleşmesinin hemen ardından farklı nesneler ve oyuncaklar kullanılarak bebeğin dikkati dağıtılabilir. Bu şekilde anne kucağından başka, bebek çevreye dikkatini vererek ve çevreyi keşfederek kendini sakinleştirmeyi öğrenir.

Uzm. Psk. Sedef Güngör

KAYNAKÇA

Erdoğan, G., (2016). Hayat Evde Başlar. İstanbul: Destek.

Vural,İ., (2016). Zorlayan ve Zorlanan Çocuklar. İstanbul: Remzi Kitabevi.